NATO'nun yükselen yıldızı Türkiye
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Türk savunma sanayii ürünleri sadece Ankara'nın değil dost, kardeş ve müttefik ülkelerin yanı sıra NATO gibi stratejik ittifaklara da çok önemli kazanımlar sağlıyor. Geldiğimiz noktada 185 ülkeye savunma sanayii ürünü ihraç eden Türkiye'nin hedefi 2026 sonunda bu alanda ilk 10 ülke arasına girebilmek...
Türkiye, NATO tarihinin en kritik toplantılarından birini yapmaya hazırlanıyor… 7-8 Temmuz tarihlerinde başkent Ankara’da düzenlenecek zirvede en önemli başlıklardan biri de ülkelerin savunma sanayii kapasitelerinin artırılması olacak.
Bu noktada Türkiye, sadece asker sayısıyla değil sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle de NATO’nun en önemli oyuncularından... Yerli/milli savunma sanayiinde özellikle son 20 yılda atılan adımlar Ankara’yı bu alanda küresel bir güç haline getirdi.
Hali hazırda 185 ülkeye Türk mühendislerce geliştirilen savunma sanayii ürünleri ihraç ediliyor. 2025’te savunma sanayii ihracatında 10 milyar dolar barajı aşıldı. Hedef, 2026 sonunda dünyada ilk 10 ülke arasına girebilmek.
İhracatın yüzde 55'i NATO ve AB ülkelerine
Dünyanın dört bir yanına uçaktan helikoptere, savaş gemisinden zırhlı kara araçlarına kadar çok farklı platformlar satabilen Türkiye, son dönemlerde insansız sistemlerde de küresel bir oyuncu oldu.
Sektörün yaptığı satışların yaklaşık yüzde 55'inin NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirilmesi ise dikkate değer.
Bu kapsamda İspanya’ya eğitim uçağı satan Türkiye, Portekiz, Romanya, Ukrayna gibi ülkeler için gemi üretiyor. Portekiz gibi tüm dünyada ‘denizci bir ülke’ olarak bilinen bir yere askeri gemi satabilmek Ankara’nın ulaştığı kabiliyeti göstermesi adına kritik.
Öte yandan Türk İHA ve SİHA’ları da Ukrayna’dan Kosova’ya, Polonya’dan Hırvatistan’a kadar çok sayıda ülkede boy gösteriyor.
Almanya’da kurulan patlayıcı dolum tesisi ya da İtalya-Romanya gibi ülkelerde satın alınan dev savunma sanayii şirketleri ise Türkiye’nin Avrupa’daki çok katmanlı yol haritasının örnekleri arasında sayılıyor.
[Afrika ülkelerinde savunma sanayii ürünleri için kapısı en sık çalınan ülkelerin başında Türkiye geliyor.]Afrika'da Türk savunma sanayii ürünleri konuşuluyor
Elbette savunma sanayiindeki ihracat Avrupa’yla sınırlı değil… Afrika’da Türk savunma sanayii ürünlerini kullanmayan ülke neredeyse yok. Libya, Mali, Burkina Faso, Togo, Somali, Nijer, Çad, Sudan, Kenya, Ruanda, Fas akla ilk gelenler…
Kıta genelinde Türk SİHA’ları en zorlu şartlarda başarıyla görev yapıyor. ATAK Helikopteri ve HÜRKUŞ Eğitim uçağı da Somali ile Nijerya gibi ülkelerde kritik roller üstleniyor. Terörle mücadele ve iç güvenlik operasyonlarında da HIZIR’dan COBRA’ya, Ejder Yalçın’dan KİRPİ’ye yüzlerce Türk zırhlısı Afrika’da görev yapıyor.
Türk savunma sanayii dost ve kardeş ülkeler için de en stratejik güçlerden biri olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Türk Dünyası ülkelerinde de Türkiye’nin savunma sanayii ürünleri el üstünde tutuluyor.
[Türkiye'nin geliştirdiği yeni nesil platformlar dünyanın dört bir yanında kritik görevler üstlenmeye hazırlanıyor.]Körfez ülkelerinin gözü Türk savunma sanayiinde
Kardeş ülke Azerbaycan başta olmak üzere Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan gibi adreslere sadece savaş gemileri, insansız sistemler ve zırhlı kara araçları satılmıyor. Son derece gelişmiş sistemlerin oralarda üretilebilmesi için de Ankara elinden gelen tüm yardımı yapıyor.
Orta Doğu’daki başkentler için de ‘Made in Türkiye’ savunma sanayii ürünleri oldukça değerli. Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde Türk platformları ve sistemleri sıkça kullanılıyor. SİHA’lar, insansız deniz araçları ve zırhlı kara platformları üzerinden başlayan süreç elektronik harp unsurlarından, yeni nesil silah sistemleri ve elektronik harp unsurlarına kadar çok farklı alanları kapsıyor.
Türk savunma sanayiinin en önemli pazarlarından bir diğeriyse Güneydoğu Asya ülkeleri… Malezya’da gemiler ve SİHA’lar, Endonezya’da firkateynler, Güney Kore’de zırhlı araçlar ile akustik sistemler Türkiye’den ihraç edildi. Filipinler uzaktan komutalı silah sistemi, Japonya’ya ise AR-GE ve teknoloji transferi gibi konular için Ankara’nın kapısını çaldı.
[Türkiye, ABD ve Almanya gibi ülkelerde kurduğu üretim hatlarıyla da müttefiklerine stratejik kazanımlar sağlıyor.]Savunma sanayii ihracatı yeni kapılar da açıyor
Dünyanın dört bir yanına savunma sanayii ürünleri ihraç eden Türkiye, Amerika kıtasında da geri kalmadı. Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Amerika ülkeleri ile savunma sanayiinde kritik adımlar atıldı. ABD’de kurulan top mermisi üretim hattı, Peru, Uruguay, Şili, Brezilya ve Kolombiya gibi ülkelerde SİHA’lar, deniz araçları ve zırhlılar için başlatılan süreçler her geçen gün daha da ilerledi.
Türkiye’nin ‘ürün satarak’ başladığı ihracat modeli geldiğimiz noktada ‘paket halinde’ bir stratejiye evriliyor. Satılan bir İHA, aynı zamanda yeni bir füze ihracatı anlamına geliyor. Aynı şekilde savaş gemisi ya da bir uçağın ihraç edilmesi karşı tarafa eğitimden bakıma, lojistik destekten farklı alt unsurlara kadar neredeyse yarım asırdan fazla sürecek bir müttefikliği başlatıyor.
Tüm bunları alt alta koyduğunuzda ise Türk savunma sanayii, Türkiye’nin dış politikadaki en önemli anahtarlardan biri olarak yerini alıyor…
Mücahit Turan Kurgu- Avrupa Birliği
- NATO
- İhracat
- Savunma Sanayii
- Yüksek Teknoloji
- Yerli ve Milli Teknolojiler
- Türkiye- Afrika İlişkileri